Google'da sizi arayan kişi zaten ihtiyacının farkında — ve orada beş rakibinizle aynı listedesiniz. Asıl büyüme, henüz aramayan kişide ihtiyacı görünür kılmaktan gelir. Talep yaratma danışmanlığı tam olarak bunu kurar.
Çoğu şirketin pazarlama bütçesi tek bir yere gidiyor: zaten arama yapan kişiyi yakalamaya. Google reklamı, SEO, fiyat karşılaştırma. Bu kötü değil — ama oradaki insan sayısı sabittir ve her yıl daha fazla rakip aynı havuza girer. Sonuç: aynı müşteri için giderek daha pahalı savaşmak.
Talep yaratma (demand generation) bunun tersini yapar: henüz aramayan, problemi olduğunu bile net adlandıramamış kişide farkındalığı ve ilgiyi sıfırdan inşa eder. O kişi aramaya başladığında ise sizi rakiplerinizle birlikte değil, adınızla arar. En değerli arama budur.
Talep yaratma danışmanlığı, bu süreci tesadüfe bırakmadan kurar: kimin, neden ve hangi sırayla sizi tanıması gerektiğini tanımlar; içerik, kanal ve ölçümü tek bir plana bağlar.
Üçü sık karıştırılır; bütçenin nereye gittiğini belirleyen fark tam olarak buradadır.
Sağlıklı bir yapıda üçü birlikte çalışır. Ama sıralama önemlidir: talep yaratmadan yapılan lead generation, boş bir havuzdan su çekmeye benzer.
Aşağıdakilerden üçü birden tanıdık geliyorsa, sorun bütçenin büyüklüğü değil.
Musluk kapandığı an akış kesiliyorsa, o bir sistem değil kiralanmış trafiktir. Talep yaratma, reklam dışında da çalışan bir taban oluşturur.
Aynı anahtar kelimede daha fazla rakip var. Havuzu büyütmeden verilen fiyat savaşında kazanan genellikle en derin cebe sahip olandır.
Sizi ilk kez teklif anında tanıyan kişi, karşılaştırabileceği tek şey olan fiyata bakar. Daha önce tanıyan kişi ise değere bakar.
Talep yaratmanın en sade göstergesi budur. Kimse sizi adınızla aramıyorsa, pazarda henüz bir yeriniz yok demektir.
30 dakikalık bir görüşmede mevcut talebin kaynağını, nerede tıkandığını ve hangi adımın önce gelmesi gerektiğini birlikte çıkaralım. Görüşmenin sonunda ne yapılması gerektiğini bizimle çalışmasanız bile açıkça söyleriz.
Ücretsiz talep analizi alınHer aşamanın yazılı bir çıktısı vardır; bir sonraki adım, öncekinin onayı alınmadan başlamaz.
Bugün talep nereden geliyor, hangi kanal ne kadar üretiyor, nerede tıkanıyor? Ölçüm yoksa önce o kurulur — tahminle başlayan hiçbir plan tutmaz.
Sizi kimin araması gerektiği, o kişinin hangi problemi yaşadığı ve bu problemi hangi kelimelerle adlandırdığı netleşir. Talep yaratmanın tamamı bu tanımın doğruluğuna bağlıdır.
Hangi içerik, hangi aşamada, hangi kanalda. Farkındalık üreten içerikle karar anındaki içerik aynı şey değildir; ikisi ayrı ayrı planlanır.
Oluşan ilginin kaybolmadan satış sürecine ulaşması: talep akışı, takip düzeni ve satış ekibinin eline geçen bilginin kalitesi.
Neyin işe yaradığı ölçülür, yaramayan durdurulur. Aylık okunabilir bir rapor: hangi içerik talep üretti, hangisi üretmedi.
Danışmanlık sözlü tavsiye değildir; hepsi yazılı ve uygulanabilir.
Uygulama tarafını da biz üstleniyoruz: görünürlük, içerik ve talep yaratma hizmetinde kapsamın tamamını görebilirsiniz. Önce problemi netleştirmek gerekiyorsa stratejik teşhis ile başlıyoruz.
Söz vermek kolay; aşağıdakiler doğrulayabileceğiniz şeyler.
İlk görüşmede size paket sunmayız. Problemin nerede olduğunu konuşur, gerekiyorsa "buna ihtiyacınız yok" deriz. İşimizin en değerli kısmı bu cümledir.
Ekran görüntüsü değil, açıp inceleyebileceğiniz adresler. Özgül Ambalaj, Vinteks, Remifol, TempoCandy, Vamatco, Kilya Clinic ve diğerleri — hepsi yayında.
Hangi içeriğin talep ürettiğini göremiyorsanız bütçenizi kör harcıyorsunuz demektir. Ölçümü sonradan satılan bir ek hizmet olarak görmüyoruz.
Kaynak kod, hesaplar ve dokümantasyon sizindir. Bizimle devam etmek zorunda kalmanız için hiçbir teknik bağ kurmuyoruz — devam ediyorsanız tercih ettiğiniz içindir.
Belirli sayıda talep, aramada birinci sıra ya da üç ayda ciro katlaması vaat etmiyoruz. Bunları vaat edenlerin çoğu ya ölçmüyor ya da ölçtüğünü söylemiyor. Taahhüdümüz şu: problemi doğru teşhis etmek, uygulanabilir bir plan çıkarmak, ölçümü kurmak ve neyin işe yarayıp yaramadığını size açıkça söylemek.
Bu yaklaşımın size uyup uymadığını anlamanın en hızlı yolu, otuz dakikalık bir görüşme. Bağlayıcı değil.
Kendi talebinizi yaratan bir sistem kurulabilir. Nereden başlanacağını konuşmak için 30 dakika yeterli — görüşme ücretsiz ve bağlayıcı değil.